Tuzlu kahve geleneği nereden gelir ?

Tuzlu kahve geleneği nereden gelir ?

Geleneklerimizin başında gelen kız isteme, söz, nişan törenlerindeki tuzlu kahve geleneği nereden gelir, nereden çıkmıştır? İşte tuzlu kahvenin hikayesi….

Kaffa kelimesi Arapça’ya Qahwah olarak geçer. 15. yüzyılda Yavuz Sultan Selim döneminde Yemen Valisi olan Özdemir Paşa, Yemen’de içtiği ve çok sevdiği kahveyi İstanbul’a getirir. Kahve, burada çok sevilir. Öyle ki sarayda ‘kahveci başı’ rütbeli bir çalışan bile olur. Padişahın kahvesini pişirmekle görevli olan kahveci başı, sır tutmasını bilen bilge kişiler arasından seçilirdi.

1600’lü yıllarda Türkiye’ye gelen Venedikli tüccarlar, kahveyle tanışır ve kahvenin Avrupa’ya taşınması bu şekilde gerçekleşir. İlk başlarda sokaklarda satılan kahve, 1645 yılında ilk defa İtalya’da bir dükkanda yani ‘kahvehane’de satılmaya başlanır.

Tuzlu Kahvenin Hikayesi

Eski zamanlarda, gelin ve damat adayı görücü usulü ilk kez kız isteme töreninde bir araya gelirmiş. Gelin tarafı ve erkek tarafı birbirlerini şöyle bir süzer, gelin hemen kahveyi hazırlarmış. Gelinin ilk kez gördüğü damat adayını beğenip beğenmediği de burada ortaya çıkarmış. Çünkü gelin hanım eğer damat kardeşimizi beğenirse kahvesini şekerli yaparmış. Hatta yanına tatlı da getirerek “Seni ailem de ben de istiyoruz.” mesajı verirmiş.

Ancak her hikaye maalesef ki güzel bitmiyor. Gelin adayı eğer damadı hiç beğenmediyse kahvesine şeker yerine tuz koyarmış. Tuzlu kahveyi içen damat adayı, kızın kendisini beğenmediğini anlayıp anasını babasını toplayarak bu işten vazgeçermiş.

Tuzlu kahvenin tarihine baktığımızda bir rivayete göre Oğuz Türkmenlerine kalma bir adet olduğu söylenir. Kızlar bir erkeğe gönüllerini kaptırdıklarında mesaj olarak demircilerden demir soğutma suyu alarak erkeğe ikram edermiş. Demircilik mesleğinin yok olmaya başlamasıyla birlikte bu işlemin yerini tuzlu su almıştır. İkram kültüründeki kahveyle harmanlanan bu adet tuzlu kahve olarak sunulmuştur.

Bir başka hikayede ise;

Birbirini seven iki genç, kız isteme merasiminde göz göze gelir, anne babalar bakmıyorken hafif cilveleşir en sonunda da gelin adayı kahveyi yapmak için mutfağa geçermiş. Mutfakta kahvesini pişiren gelin adayı damadın gerçekten onu sevip sevmediğini anlamak için kahvesini acı yaparmış. Eğer damat adayı kahvenin tuzlu olduğunu fark eder ve hiç içmezse bu gelinin isteklerini karşılamayacağı anlamına gelirmiş ve geline yapılan bir ayıp sayılırmış. Damat adayı kahveden bir ya da birden fazla yudum alır ve tükürmezse; bu da sevgilisi için her şeyi yapacağı anlamına gelirmiş.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Kaynak:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın