Nezahat Onbaşı Kimdir?

Nezahat Onbaşı Kimdir?

Kurtuluş Savaşı’mızın çocuk kahramanlarından Nezahat Onbaşı Kimdir, Kurtuluş Savaşı’na ne katkıları olmuştur?

Nezahat Onbaşı Kimdir?

Nezahat Onbaşı (Nezahat Baysel) , Milis ve Milli Mücadele kahramanı olup 1909-1993 yılları arasında yaşam sürmüştür.

Çanakkale Cephesi 70.Alay Komutanı Albay Hafız Halit Bey, daha 24 yaşındayken eşi Hadiye Hanım’ı veremden kaybeder. Halit Bey ve Hadiye Hanım’ın bir de kızları vardır adı Nezahat. Albay Hafız Halit Bey bırakacak kimsesi olmadığından kızı Nezahat’ıda yanına alarak tekrar cepheye geri döner.

İşte Nezahat Onbaşı’nın hikayesi böyle başlar…

Nezahat Onbaşı’nın Dillere Destan Hikayesi

Alayda askerlerin içerisinde büyüyen Nezahat, küçük yaşlarında ata binmeyi, silah kullanmayı öğrenmiş hatta zaman zaman acemi askerlerin eğitimlerine bile iştirak etmişti.

Bu minik kahraman babasından aldığı terbiye ve içinde daha çocukken büyüyen vatan sevgisi ile muhtelif cephelerde, özellikle de Gediz, İnönü ve Sakarya Muharebelerinde bizzat çarpışmalarda bulunmuş, onbaşı rütbesi almış, ordumuzun önünde adeta bir sancak misali dalgalanmıştı. 70. Alayın adı ona ithafen “Kızlı Alay” olarak hafızalara kazınmıştı.

Bir gün 12 yaşındaki Nezahat, Gediz Muharebesi sırasında , Albay Halit’in yönetiği 600 askerle Yunan saldırısı karşısında, zor duruma kaldığı bir vakitte, bazı askerlerin kaçıştığını görünce, bu duruma tahammül edemez, bir silah kapar, koşarak bir at alır ve askerlerin önünde, küçücük bedeni ve dev gibi yüreği ile “Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, siz nereye gidiyorsunuz?” diye haykırınca, askerler utanır, “şu kız ölüme gidiyorda, biz neye yaşıyoruz” nidalarıyla, yıldırım gibi gürleyerek, düşmana akına koştururlar.

Tümen komutanı Ahmet Derviş Paşa, bu olayı haber alınca, 1920 tarihnde 12 yaşındaki küçük Nezahat’ı, onbaşılığa terfi ettirir. o artık, kahraman Türk ordusunun bir ferdi ve Nezahat Onbaşı sıdır.

İlk asker elbisesini 1920’de giyer. Erlerin kullanılmayan kıyafetlerinden minik kıza bir haki elbise dikilir. Çerkes Ethem ile cephede karşılaşır. Asker elbiseli bu küçük kızı merak eden Çerkes Ethem, niye bu kıyafetleri giydiğini sorar.
Nezahet’in cevabı, “Ben askerim.” olur. Askerin silahı olmazsa asker olmaz, diyen Çerkes Ethem çatışmalarda ele geçen bir Yunan filintasını ona silah olarak verir.

Nezhat Onbaşı’nın ATATÜRK ile Karşılaşması

Birinci İnönü Muharebesi’nde cepheye gelen Atatürk alayın sembolü Nezahet’le tanışır. Atatürk’ün sebeb-i ziyareti aslında Alay Komutanı Hafız Halit’i denetlemektir.

Atatürk komutan çadırında kulaklarında küpe, asker elbiseli olarak Nezahet Onbaşı ile karşılaşınca çok şaşırır.

Yanındakilere sorar, “Kim bu?” diye.

Komutanımız Albay Halit’in kızı cevabını alınca daha da şaşırır.

Sonra ona sorar, “Ne arıyorsun sen burada?”

O da vecize haline gelen sözünü söyler: “Ben askerlerin kalesiyim, dönmek isterlerse karşılarında beni bulurlar.”

Cevap ATATÜRK’ün çok hoşuna gider. Küçük kızı sever.

Nezahat Onbaşı ve ATATÜRK Bursa Ahudağ eteklerinde, Bozüyük’te Atatürk’ün özel vagonunda ve Akşehir’de olmak üzere üç kez daha cephede karşılaşırlar.

İstiklal Harbi sona ermiştir…

Nezahat Onbaşı babasıyla birlikte İstanbul’a yerleşir. Okuma sevgisi ve asker olma isteği yüreğinden hiç çıkmaz. İstiklal Harbi’nin kahramanlarından Yüzbaşı Rıfat ile 1931’de evlenir.

Çift, Soyadı Kanunu çıktığında “Baysel” soyadını alırlar.

Nezahat Onbaşı'nın Dillere Destan Hikayesi
Nezahat Onbaşı (Nezahat Baysel)’in Nüfus Cüzdanı

Evliliğinin yedinci yılında ilk kızı İnci, daha sonra Oya dünyaya gelir. Evinin kadını ve iyi bir anne olur. Çocuklarını Kurtuluş Savaşı’nın hikayelerini anlatarak büyütür…

Nezahat Onbaşı 30 Ocak 1921 yılında T.C.’nin İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk vatandaşıdır.

Emin Bey dönemin Bursa milletvekilidir ve TBMM’ye bir önerge götürmüştür. Nezahat Onbaşının İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerisini içeren bu önerge TBMM tarafından kabul edilmiştir. Ancak Kurtuluş Savaşı devam etmekte olduğundan yürürlüğe girememiştir.

Kendisine ancak 65 sene sonra meclis tarafından Şükran belgesi ödülü verilmiştir. Bu sırada kendisi 78 yaşındadır.

Bu büyük kahraman 24 Eylül 1994’te Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde kızı inci hanıma; “beni al bayrağımıza sarsınlar” diye vasiyet eder.

Daha sonra “Bak kızım babam beni almaya geldi. alayın hepsi burada.”der ve bize nesilden, nesile, tüm Türk çocuklarına, özellikle kızlarına anlatılması gereken bir hayatı, bırakıp, babası ve 70. alayın kahramanlarının eşliğinde, ebedi huzura göçmüştür.

Ruhu Şad Olsun!

Sosyal Medyada Paylaşın:
Kaynak:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın