Ana Sayfa / NE / İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı
İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı 1

İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı

İstiklal Marşı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin milli marşıdır. Yazımızda İstiklal Marşının tarihi ve İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı ‘nı bulabilirsiniz.

Mehmet Akif Ersoy kaleme alınan bu marş,12 Mart 1921 yılında TBMM tarafından resmi marş olarak İstiklal Marşı olarak kabul edilmiş, Türk milletinin yüceliğinin betimlenmesi üzere coşkulu tonlarda oluşturulmuştur.

İstiklal Marşının Tarihi

Türk Kurtuluş Savaşı’nın sert geçtiği bir dönemde, bu savaşın milliyetçilik ruhu ile desteklenmesi ve askerlerin motive olması adına Maarif Vekâleti 1921 yılında güzel güfte yarışması düzenlemiştir. Mehmet Akif Ersoy 724 şiir arasında kazanan adayın para ödülü alacak olmasından büyük bir rahatsızlık duymuş ve yarışmaya katılmayı reddetmiştir. Fakat Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı üzerine Taceddin Dergâhı’nda kaleme aldığı ve Türk Ordusu’na hitap ettiği milliyetçilik ruhu ile yazılmış şiiri yarışmaya koymuştur.

TBMM’nin 12 Mart 1921 tarihinde yaptığı bir oturum sonucunda çoğunluğun isteği üzerine Mehmet Akif’in şiiri sevinçle kabul edildi. Hamdullah Suphi Tanrıöver şiiri ilk okuyan ve marş fikrini veren kişi olmuştur. Mehmet Akif, İstiklal Marşı’nı başka hiçbir eserinde kullanmamış gerekçe olarak ise marşı Türk milletine hediye ettiğini söylemiştir.

Şiirin bestelenmesi için 1924 yılında yeni bir yarışma daha oluşturulmuş, fakat bu yarışmaya olan talep oldukça az olmuştur. Bu şiir yarışması sonucunda, Ali Rıfat Çağatay’ın bestesi uygun görülmüştür. Cemal Reşit Rey bir röportajında yapılan melodik düzenlemelerdeki eksikliklere değinmiş, söz ve melodide yer yer görülen uyumsuzluk ve eksikliklere değinmiştir.  Protokol gereği sadece ilk dörtlük beste eşliğinde günümüzde İstiklal Marşı adı altında söylenmektedir.

İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı

İstiklal Marşı 1. Kıtası

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

İstiklal Marşı’nın 1. kıtasının anlamı

Sancak yani bayrak bir milletin bağımsızlığının sembolüdür. Mehmet Akif bu dörtlükte yurdumun üstünde tütmeye devam eden tek bir ocak kalmayıncaya dek bu topraklarda bu bayrak dalgalanmaya devam edecek yani Türk milleti bağımsız kalmaya devam edecektir demek istemiştir.

İstiklal Marşı 2. Kıtası

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal!

İstiklal Marşı’nın 2. kıtasının anlamı

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Türk milletinin toprakları düşman güçleri tarafından işgal edilmiştir. Bu nedenle şair Türk bayrağının kızgın ve öfkeli olduğunu düşünerek bayrağa seslenmektedir. Bayrağa kaşlarını çatmaması gerektiğini bu topraklar için dökülen kanların bayrağa helal olması için her zaman yüzünün gülmesi gerektiğini söylemektedir. Şair bağımsızlığın bayrağın ve bu milletin hakkı olduğunu söylemektedir.

İstiklal Marşı 3. Kıtası

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş Sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

İstiklal Marşı’nın 3. kıtasının Açıklaması

Türk milleti özgürlüğüne düşkün bir millettir. Her zaman bağımsızlık için mücadele etmiş ve bağımsız olmuştur. Ulusumuz yapısı gereği her zaman bağımsız olmuş bu uğurda ne gerekiyorsa yapmıştır.

İstiklal Marşı 4. Kıtası

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

İstiklal Marşı’nın 4. kıtasının anlamı

Bu dizelerde çelik zırhlı duvar ifadesiyle Batı’nın sahip olduğu teknoloji kastedilmiştir. Batı’nın teknoloji karşında Türk milletinin manevi güçlerinin kuvvetli olduğu vurgulanmıştır. Batı burada tek dişli canavara benzetilmiştir. Ulusun kelimesi hem “yücesin” hem de ulumak anlamına gelecek şekilde kullanılmış ve burada tevriye sanatı yapılmıştır.

İstiklal Marşı 5. Kıtası

Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

İstiklal Marşı’nın 5. kıtasının Açıklaması

Şair burada Türk milletine seslenmektedir. Herkesin bağımsızlık için mücadele etmesi gerektiği bu durumda güzel günlerin çok yakında geleceği vurgulanmıştır.

Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği Allah’ın Türk milletine Kuran-Kerimde vaat ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır.

İstiklal Marşı 6. Kıtası

Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

İstiklal Marşı’nın 6. kıtasının anlamı

Bu topraklar çok büyük zorluklarla kazanılmıştır. Toprak sadece bir kara parçası değil şehitlerin kanıyla sulanmış çok değerli bir mirastır. Bu topraklara basıldığında vatan için canını vermiş olan şehitler hatırlanmalıdır. Eğer bu unutulursa şehitlerimiz yattıkları yerde rahat uyuyamayacaktır.

İstiklal Marşı 7. Kıtası

Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

İstiklal Marşı’nın 7. kıtasının anlamı

Topraklarımız adeta bir cennet köşesi gibidir. Bu topraklara herkes seve seve canını feda eder. Vatanımızın her köşesi şehit kanıyla sulandığından şair toprağı sıksak şehitler fışkıracak demektedir. Mehmet Akif burada Allah her şeyimizi alsın ama bizi vatanımızdan mahrum bırakmasın demektedir.

İstiklal Marşı 8. Kıtası

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

İstiklal Marşı’nın 8. kıtasının anlamı

Şair burada Allah’a yalvarmaktadır. Bu topraklara düşman güçlerinin eli değmesin, yurdumuzda okunan ezanlar her zaman devam etsin böylece bağımsızlığımızı sürdürelim demek istemektedir.

İstiklal Marşı 9. Kıtası

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

İstiklal Marşı’nın 9. kıtasının anlamı

Şair eğer bu dileklerim kabul olursa eğer ki bir mezar taşım varsa – ki şehitlerin çoğunun mezar taşı yoktur- o zaman benim başım göğe yükselecek kadar yücelir demek istemektedir.

İstiklal Marşı 10. Kıtası

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

İstiklal Marşı’nın 10. kıtasının anlamı

Türk bayrağı her zaman gökyüzünde dalgalanmalıdır. Bu uğurda dökülen kanların hepsi bayrağa yani bağımsızlığa helal olsun demektedir şair. Bu ülkenin hürriyet ve istiklal hakkıdır, her zaman da var olmaya devam edecektir.

Yazımızda İstiklal Marşının tarihi ve İstiklal Marşının 10 Kıtası ve Anlamı ‘nı anlattık.

Bir cevap yazın