Ana Sayfa / NEDEN / Devekuşu Gerçekten Kafasını Kuma Gömer mi?
Devekuşu Gerçekten Kafasını Kuma Gömer mi? 1

Devekuşu Gerçekten Kafasını Kuma Gömer mi?

Devekuşu, Afrika kökenli uçamayan kuş türlerinden birisidir. Uzun bir boynu ve uzun bacakları vardır. Saatte 97,5 km (60,6 mph) hızla koşabilme yeteneği ile en hızlı koşan kuştur. Deve kuşu çok alışılmadık bir kuştur; hakkında söylenen birçok ilginç ve garip öykü vardır. Evet, devekuşlarının, korktukları zaman kaçmaktansa kafalarını kuma gömerek tehlikenin geçmesini bekledikleri söylenir. Oysa gerçek böyle değil.

Devekuşu Gerçekten Kafasını Kuma Gömer mi?

Devekuşları tehlikeyi gördüklerinde kafalarını toprağa gömmezler, ancak başlarını bacaklarının arasına ya da göğsünün altına sokarak dizlerini kırıp oldukları yere otururlar. Bu hareketi yaplarının sebebi ise kendilerine cansız bir kaya parçası süsü vererek tehlikeyi atlamaya çalışmalarından kaynaklanmaktadır.

Yani Devekuşları tehlike altında kaldıkları zaman düşmanlarından saklanabilmek için araziye uyum sağlamaya çalışırlar. Ancak bu korunma tekniği her zaman işe yaramayabilir.

Peki Devekuşu gibi kafayı gömme efsanesi nereden geliyor?

Devekuşuyla ilgili bu efsane net olarak bilinmese de, bazen yuvalarında (genelde yere kazılmış sığ bir delik şeklindedir) boyunlarını dümdüz yere uzatıp görüş alanında bir tehlike olup olmadığını yokladıkları için ortaya çıkmış olabilir.

Ayrıca Devekuşu uzaktan bir ses duyduğu, bir tehlike sezinlediği zaman, düşmanının sesini daha iyi alabilmek, tehlikenin geldiği yönü kestirebilmek için, başını yere yaklaştırır, büyük bir dikkatle yerden gelen titreşimleri dinler. Bu titreşimlere göre de savunmaya hazırlanır, ya da kaçar, saklanır. Anlaşılan o ki, Devekuşunun bu hareketini gören bir yolcu onun başını kuma gömdüğünü zannetmiş.

Daha yumurtadan çıkar çıkmaz erişkin bir tavuk büyüklüğünde olan Devekuşu yavrularının uzun boyunları genellikle bej rengindedir ve üzerlerinde siyah çizgiler vardır. Bu renklerle ot renkleri ve gölgeleri karışarak iyi bir kamuflaj imkanı sağlar. Bu durumda otların aralarına başlarını soktuklarında vücutları görünürken boyun ve baş kısımları görülmez. Görülmeyen başın kuma gömülmüş gibi insanlar tarafından algılanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

Bir diğer kafa gömme efsanesi ise ilk kez Romalı tarihçi Yaşlı Plinius (Gaius Plinius Secundus) ’un, milattan önce yaptığı bir benzetme ile akıllara yerleşmiştir. Plinius bu benzetmesinde “Kafalarını ve boyunlarını kuma gömünce tüm vücudunu sakladıklarını sanırlar” demiştir. Yaşlı Plinius ayrıca Devekuşlarının, yumurtalarına sert bir şekilde bakarak bu yumurtayı çatlatabildiklerini de düşünüyordu ama Plinius, Devekuşlarının olmadık şeyler yutabildiğinden hiç bahsetmemiştir.

Bir cevap yazın